13. - 14.YY Anadolu
Aleviliğin Anadolu’da yayılışında; Moğol istilasından dolayı Maveraünnehir ve Horasan’dan Anadolu’ya göç eden farklı inançlara, öğretilere, akımlara ve tarikatlara bağlı olan topluluklar ve önemli şahsiyetler etkili olmuştur. Bu göç sırasında sünni ve sünni olmayan düşünce sistemlerine bağlı çok farklı akımlar ve bu akımların karakteristik özelliklerini taşıyan çeşitli topluluklar ve önemli şahsiyetler Anadolu’ya yerleşmiş ve Anadolu’da yerleştikleri bölgelerdeki dini, siyasi, kültürel ve toplumsal yapıyı etkilemiş ve de bulundukları (yerleştikleri) bölgenin yapısından etkilenmişlerdir.
Anadolu’ya daha önceki dönemlerde de (Moğol istilâsından önce de) göçler olmuştur. Bu göçler sonucu Anadolu’ya yerleşenler arasında İslâmiyet dışında yer alan inançları benimsemiş topluluklar olduğu gibi, İslâmiyet içinde değerlendirilen sünni ve sünni olmayan kollara bağlı olan topluluklar hep bulunmuştur. Ancak asıl kalabalık göç dalgası, Moğol istilasından sonra olmuş ve bu istiladan dolayı, Kübreviyye ve Sühreverdiyye gibi sünni eğilimli tarikat üyelerinin yanında, hepsi hiç şüphesiz sünni olmayan eğilimlerin içinde yer alan, Yesevilik (1), Vefailik, Kalenderilik ve Haydarilik v.b. gibi çeşitli akımlara bağlı topluluklar da Anadolu’ya gelmişlerdir. Anadolu’ya gelen bu toplulukların büyük çoğunluğunu ise, sünni olmayan düşünce sistemini benimsemiş topluluklar oluşturmaktaydı.
12. ve 13. Yüzyılda Anadolu’da yaşayan topluluklara baktığımızda, Moğol istilasından dolayı Anadolu’ya yerleşmiş ve sünni olmayan düşünce sistemine (heterodoksiye) bağlı, Kalenderi, Cavlaki, Babai, Haydari, Ahi ve Vefai gibi sıfatlarla adlandırılan Batıni yöntemi benimsemiş toplulukların üyeleri bulunmaktadır. Yine o dönem Anadolu’da yaşayan ve sünni olmayan düşünceyi (heterodoksiyi) benimsemiş önemli şahsiyetler ise: Kalenderi olan, Cemâü’d-Din Sâvî; Cavlaki olan Ebubekrı-i Niksâri; Haydari olan, Hacı Mübarek-i Haydari ve Şeyh Muhammed-i Haydarî; Babai olan, Baba İlyas-ı Horâsânî ve Baba İshak; Vefai olan, Dede Gargın ve Şeyh Edebali; Ahi olan Ahi Evran ve de bunların yanı sıra heterodoks ve batini yapıdaki Aleviliğin yayılmasını ve kökleşmesini sağlayan Hünkar Hacı Bektaş Veli, Barak Baba, Geyikli Baba, Doğlu Baba, Postinpûş Baba, Abdal Musa, Otman Baba, Sultan Sucâu’d Din Veli, Karacaahmet Sultan, Seyyit Battal Gazi, Seyyit Hüseyin Gazi, Seyyit Ali (Kızıl Deli) Sultan, Saru Saltuk gibi adlar önemli şahsiyetlerin bir çırpıda sayabilinecekleridir.
Sünni olmayan bu akımlar yapısı itibari ile göçebe Türkmenler arasında çok taraftar toplamıştır. Özellikle Baba İlyas-ı Horâsânî tarafından geliştirilen Babailik akımının etkisi oldukça önemlidir. Baba İlyas tarafından bugünkü Amasya yakınlarında bulunan İlyas Köyü (eski adı ile Çat Köyü) içinde kurulan tekke yolu ile Babailik kısa zamanda Türkmenler arasında yayıldı. Orta Anadolu’nun çeşitli yerlerinde açılan diğer tekkeler de bu yayılışa hizmet etti.
Selçuklular tarafından dışlanan Türkmenler ve diğer göçebe topluluklar, 1240 yılındaki toplumsal başkaldırı niteliği taşıyan ve Baba İlyas-ı Horâsânî tarafından hazırlanan ünlü “Baba İsyani” nda yer almışlardır.
Babai İsyanından sonra dağılan Türkmenler için, Çat Köyünün yerini, Hacı Bektaş Veli’nin Suluca Karahüyük’te kurduğu dergah aldı. Zamanla Anadolu’daki Babailer ve diğer sünni olmayan akımlar, Hacı Bektaş Veli’nin etrafında toplanarak, bugünkü Aleviliği oluşturdular. Bundan sonraki dönemlerde de değişik adlarla anılmalarına karşın (Kızılbaş vb. gibi), günümüzde Alevi-Bektaşi diye adlandırılmaktadırlar. |
|
Devamını oku...
|
|